Make your own free website on Tripod.com

 

LAİKLİK

İLKESİ

 

 

 

 

 A)  LAİKLİĞİN ANLAMI VE İÇERİĞİ : (1)

 

ANTİK DİLLERDEN GEREKÇE’DE “LAOS” KİTLE, HALK, TOPLULUK ANLAMINA GELMEKTE, ONDAN TÜREYEN “LAİKOS” İSE DİN ADAMI SIFATI VE YETKİSİNİ TAŞIMAYANLAR İÇİN KULLANILMAKTADIR. LATİNCE’DE “LAİCUS” BİÇİMİNDE GEÇEN BU SÖZCÜK, BATI DİLLERİNDE BU KÖKTEN TÜRETİLMİŞTİR.

     

TÜRKÇE’YE FRANSIZCA’DAN GEÇEN “LAİK” SÖZÜ, ESKİ ÇAĞLARDA, RAHİPLER SINIFINA MENSUP OLMAYANLAR ANLAMINDA KULLANILIYORDU. FRANSIZCA  “LAİC VEYA LAİQUE”  DÜNYA İŞLERİNİ, DİN İŞLERİNDEN, DİNİ OTORİTEDEN BAĞIMSIZ OLARAK ELE ALAN ANLAMINDADIR.

     

HIRISTİYAN ALEMİNDE DE, KİLİSE ADAMLARINA “CLERİCİ” (CLERAS = RUHBAN SINIFI), BUNLARIN DIŞINDA KALAN İNANMIŞLAR TOPLULUĞUNA, “LAİCİ” DENİYORDU. ZAMANLA KELİME, BİR FELSEFİ YAKLAŞIMI VEYA DEVLET İLE DİN ARASINDAKİ İLİŞKİLERİ ANLATMAK İÇİN KULLANILMAYA BAŞLANDI.

   

            LAİKLİĞİN ÜZERİNDE HERKESİN ANLAŞTIĞI, TEK VE ORTAK BİR TARİFİNİN YAPILAMAYIŞININ SEBEPLERİ VARDIR.

 

            BİR ÜLKENİN, TARİHİ, SOSYAL VE SİYASAL  ŞARTLARI, ÜLKEDE YAYGIN OLAN DİNİN ÖZELLİKLERİ, O ÜLKE İÇİN GEÇERLİ OLAN LAİKLİK ANLAYIŞINI VE UYGULAMASINI GENİŞ ÖLÇÜDE ETKİLER.

 

            BİR DEFA LAİKLİK, SADECE FELSEFİ, İDEOLOJİK BİR KAVRAMDAN İBARET DEĞİLDİR; HAYATA GEÇİRİLEN, UYGULANAN BİR İLKEDİR. BÖYLE  OLUNCA UYGULANDIĞI ÜLKENİN DİNİ, SİYASİ, SOSYAL ŞARTLARI LAİKLİK ANLAYIŞINI ETKİLEMEKTEDİR. LAİKLİK ANLAYIŞININ VE UYGULANIŞININ ÜLKEDEN ÜLKEYE HATTA KİŞİDEN KİŞİYE BÜYÜK FARKLILIK GÖSTERMESİ KAÇINILMAZDIR. ÇÜNKÜ LAİKLİĞE KARŞI OLAN KİŞİLERDE, LAİKLİĞİ KENDİ ANLAYIŞLARINA, HATTA SİYASİ GÖRÜŞLERİNE GÖRE YORUMLAYARAK BENİMSER GÖRÜNMÜŞLERDİR.  YANİ HER ÜLKEDE LAİKLİK ZAMANA VE YUKARIDAKİ ŞARTLARA GÖRE AYRI TANIMLANDIĞI GİBİ, AYNI ÜLKE İÇİNDE DE LAİKLİĞİN  FELSEFESİ, SİYASİ, HUKUKİ AÇIDAN FARKLILIK GÖSTERDİĞİ BİLİNMEKTEDİR.

     

FELSEFİ LAİKLİK : İMAN VE İNANÇ YERİNE, AKIL VE BİLİMİN ÜDTÜNLÜĞÜNÜ  KABUL EDEN BİR ANLAYIŞTIR.

 

SİYASİ LAİKLİK : SİYASİ İKTİDARIN, DİNİ KUDRETTEN AYRILMASIDIR. YANİ EGEMENLİĞİN İLAHİ DEĞİL,  MİLLETE AİT OLMASIDIR.

     

            HUKUKİ LAİKLİK : DEVLET İLE DİNİN BİRBİRİNE KARIŞMAMASIDIR. YANİ DEVLETİN, DİNİ KURALLARA GÖRE YÖNETİLMEMESİDİR.

 

BÜTÜN BU FARKLILIKLARIN BULUNMASINA RAĞMEN TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE BİR ANAYASA İLKESİ, BİR HUKUK DEYİMİ HALİNE GELMİŞ OLAN LAİKLİĞİN BAZI TARTIŞILMAZ UNSURLARI  VARDIR. (2)

 

1.  LAİKLİĞİN BİR UNSURU DİN VE VİCDAN HÜRRİYETİDİR.

 

LAİK DEVLET, KİŞİLERİN BU HÜRRİYETLERİNİ SAĞLAR VE KORUR. BİR DİN VEYA MEZHEP MENSUPLARININ, BAŞKA DİN VEYA MEZHEP MENSUPLARINA KARŞI BASKISINI ÖNLEMEK, LAİK DEVLETİN GÖREVİDİR.

 

            BU KONUDA ANAYASA’DA ŞÖYLE DENMEKTEDİR. “HERKES, VİCDAN, DİNİ İNANÇ VE KANAAT HÜRRİYETİNE SAHİPTİR”.

 

            ANCAK İBADETLER, DİNİ AYİN VE TÖRENLER KAMU DÜZENİ VE GENEL AHLAK BAKIMINDAN DEVLETÇE SINIRLANDIRILABİLİR. BU “DİN VE MEZHEP AYIRIMI YARATMAK VEYA HERHANGİ BİR YOLDAN BU KAVRAM VE GÖRÜŞLERE DAYANAN BİR DEVLET DÜZENİ KURMAK AMACIYLA KULLANILAMAYACAĞI” YOLUNDAKİ SINIRLAMADIR. O HALDE “İBADET, DİNİ AYİN VE TÖRENLERİN SERBESTLİĞİ, TEORATİK BİR DEVLET DÜZENİ KURMAK AMACIYLA KULLANILAMAZ”.

 

DİN VE VİCDAN HÜRRİYETİYLE İLGİLİ, ANAYASANIN BİR BAŞKA MADDESİ İSE, ŞU ŞEKİLDEDİR: “KİMSE İBADETE, DİNİ AYİN VE TÖRENLERE KATILMAYA, DİNİ İNANÇ VE KANAATLERİNİ AÇIKLAMAYA ZORLANAMAZ. KİMSE DİNİ İNANÇ VE KANAATLARINDAN DOLAYI KINANAMAZ”(3).

 

2.  DİN VE DEVLET İŞLERİNİN AYRILMASIDIR:

     

ÖZELLİKLE İSLAM DÜNYASINDA, LAİK DEVLETLE, MİLLET EGEMENLİĞİ İLKESİ VE MİLLET TEMSİLCİLERİNİN HAKLARI ARASINDA SIKI İLİŞKİLER VARDIR. LAİK DEVLETE KARŞI OLANLAR, ŞER’İ KANUNLAR DIŞINDA, HERHANGİ BİR KANUN ÇIKARMA HAKKINI KİMSEYE TANIMAZLAR.

 

LAİK DEVLETTE, DEVLETİN SİYASİ YAPISINI, HÜKÜMET VE İDARENİN İŞLEYİŞİNİ, TOPLUMUN YAŞAYIŞINI DÜZENLEYEN KANUN VE KURALLARI, DİNİ PRENSİPLER DEĞİL, AKIL, MANTIK, İHTİYAÇ VE HAYATIN GERÇEKLERİ TAYİN EDER. ATATÜRK BU KONUDA  “.... BİZ İLHAMLARIMIZI  GÖKTEN VE GAİPTEN DEĞİL, YAŞANILAN HAYATIN KENDİSİNDEN ALMIŞ BULUNUYORUZ.”(4) DEMİŞTİR.

 

            T.C. ANAYASASI İSE BU KONUDA ŞÖYLE DEMEKTEDİR: “KİMSE, DEVLETİN SOSYAL, EKONOMİK, SİYASİ VEYA HUKUKİ TEMEL DÜZENİNİ, KISMEN DE OLSA DİN KURALLARINA DAYANDIRMA VEYA KİŞİSEL ÇIKAR YAHUT, NUFUZ SAĞLAMA AMACIYLA, HER NE SURETLE OLURSA OLSUN, DİNİ VEYA DİN DUYGULARINI YAHUT DİNCE KUTSAL  SAYILAN ŞEYLERİ İSTİSMAR EDEMEZ VE KÖTÜYE KULLANAMAZ” (5)  

 

BU YÖNÜ İLE LAİKLİK, DİN VE DEVLET İŞLERİNİN AYRILMASINI, DİNİN DEVLET İDARESİNE KARIŞTIRILMAMASINI İFADE ETMEKTEDİR. ATATÜRK ÖZELLİKLE BİR ÇOK YERLERDE YAPTIĞI KONUŞMALARDA BU KONUNUN ÖNEMİNİ ISRARLA VURGULAMIŞTIR.

 

3.  EĞİTİMİN LAİKLEŞTİRİLMESİ VE EĞİTİM BİRLİĞİ : (TEVHİD-İ TEDRİSAT İLKESİ, LAİKLİĞİN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR.)

 

EĞİTİM KURUMLARI VE İÇERİĞİNİN, DİN KURALLARINA GÖRE DÜZENLENMEYİP, AKILCI VE ÇAĞDAŞ KURALLARA GÖRE, ÇAĞIN İHTİYAÇLARINA CEVAP VEREBİLECEK ŞEKİLDE DÜZENLENMESİDİR.

 

BU KONUDA 1961 ANAYASASININ 19. MADDESİNİN 4. FIKRASINDA ŞÖYLE DENİLMEKTEDİR. “HİÇ KİMSE KENDİSİNİN İSTEĞİ DIŞINDA, DEVLETİN RESMİ OLARAK BENİMSEDİĞİ BİR DİN VEYA MEZHEBİ ÖĞRENİP, O YOLDA EĞİTİLMEYE ZORLANAMAZ. DİN EĞİTİM VE ÖĞRETİMİ KİŞİLERİN KENDİ İSTEĞİNE VE KÜÇÜKLERİN DE KANUNİ TEMSİLCİLERİNİN İSTEĞİNE BAĞLIDIR.”  YİNE AYNI ANAYASANIN 21.MADDESİNDE DE ŞÖYLE DENİLMEKTEDİR: “ÇAĞDAŞ BİLİM VE EĞİTİM ESASLARINA AYKIRI, EĞİTİM VE ÖĞRETİM YERLERİ AÇILAMAZ”.

 

1982 ANAYASASININ 24. MADDESİ DE, DİN EĞİTİMİNİ, DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK EĞİTİMİNDEN AÇIKÇA AYIRMIŞ VE DİN EĞİTİMİNİN ZORUNLU OLMADIĞINI TEKRARLAMIŞTIR. 1982 ANAYASANIN 42. MADDESİNDEKİ ŞU HÜKÜM DE LAİKLİK İLE DOĞRUDAN İLGİLİDİR.  “EĞİTİM VE ÖĞRETİM, ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAPLARI DOĞRULTUSUNDA, ÇAĞDAŞ BİLİM VE EĞİTİM ESASLARINA GÖRE, DEVLETİN GÖZETİM VE DENETİMİ ALTINDA YAPILIR. BU ESASLARA AYKIRI EĞİTİM VE ÖĞRETİM YERLERİ AÇILAMAZ”.

 

GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ, ÖĞRETİM BİRLİĞİ 1961 VE 1982 ANAYASALARINDA ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARINI  (ESERLERİNİ) AYAKTA TUTMAK İÇİN MUTLAKA UYULMASI VE KORUNMASI GEREKLİ TEMEL YASALAR ARASINDA GÖSTERİLMİŞTİR.

 

4.      DİN VE MEZHEPLERİ NE OLURSA OLSUN “DEVLETİN” YURTTAŞLARINA EŞİT

      MUAMELE YAPMASI:

 

LAİKLİĞİN BU UNSURU, ANAYASADA AÇIKÇA YER ALMIŞTIR. “HERKES DİN, MEZHEP VE BENZERİ SEBEPLERLE AYIRIM GÖZETİLMEKSİZİN KANUN ÖNÜNDE EŞİTTİR” (6).  LAİKLİK BU UNSURU GEREĞİ, ATATÜRK’ÜN MİLLİYETÇİLİK İLKESİNİN DE KORUYUCUSU DURUMUNDADIR.

 

5.  DEVLETİN RESMİ DİNİNİN BULUNMAMASI.

 

HER TÜRLÜ DİN VE ALLAH İNANCINI REDDEDEN, İDEOLOJİSİNİN GEREĞİ OLARAK VATANDAŞLARINA DİNSİZLİĞİ TELKİN EDEN DEVLETLER LAİK OLMADIĞI GİBİ, DİNE DAYALI TEOKRATİK DEVLETLERDE   LAİK DEĞİLDİR.

 

LAİK DEVLET, BELLİ BİR DİNİN KURALLARINI VATANDAŞLARINA BENİMSETMEK VE UYGULAMAK İÇİN ZORLAYICI KURALLAR KOYMAZ. DİN, KİŞİSEL BİR VİCDAN SORUNUDUR VE DEVLET RESMİ BİR DİNİNİN BULUNMADIĞINI, HİÇ KİMSEYE BASKI YAPILMAMASI GEREKTİĞİNİ ANAYASASI VE KANUNLARIYLA KORUR.

 

LAİKLİK  BAZI ÜLKELERDE, DİN GÖREVLİLERİ, İBADETHANELER VE DİN EĞİTİMİ İÇİN, DEVLET  BÜTÇESİNDEN HİÇ ÖDEME YAPILMAMASI ŞEKLİNDE ANLAŞILMAKTADIR. FAKAT TÜRKİYE’DE BU KONU ÇOK FARKLI BİR ÖZELLİĞE SAHİPTİR. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ  DEVLET KURUMLARI ARASINDA YER ALMASI, LAİKLİĞİN KORUNMASI BAKIMINDAN DA GEREKLİ GÖRÜLMÜŞTÜR (7).

 

ANAYASADA BU KONUYLA İLGİLİ HÜKÜM ŞU ŞEKİLDE VURGULANMIŞTIR: “GENEL İDARE İÇİNDE YER ALAN DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI, LAİKLİK İLKESİ DOĞRULTUSUNDA, BÜTÜN  SİYASİ GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİN DIŞINDA KALARAK VE MİLLETÇE DAYANIŞMA VE BÜTÜNLEŞMEYİ AMAÇ EDİNEREK, ÖZEL KANUNDA GÖSTERİLEN GÖREVLERİ YERİNE GETİRİR”(8).

  

            B)   ATATÜRK’E GÖRE LAİKLİK :

 

YETMİŞ YEDİ YILLIK CUMHURİYET TARİHİMİZDE, ATATÜRKÇÜLÜĞÜN TEMELİ OLAN İLKELERİN HERBİRİ HAKKINDA, TÜRKİYE İÇİNDE VE DIŞINDA ÇOK ŞEY YAZILMIŞ VE SÖYLENMİŞTİR. BU İLKELER ARASINDA LAİKLİK, KİTAP VE MAKALE OLARAK YOĞUN BİR YAYINA, KONFERANS, SEMPOZYUM VE PANEL OLARAK DA TARTIŞMAYA KONU OLAN İNKILAP İLKEMİZDİR. LAİKLİK İÇİN AÇIKÇA ATATÜRK İLKELERİ İÇERİSİNDE ENÇOK TARTIŞILAN FAKAT EN AZ ANLAŞILAN, TÜRK TOPLUMUNUN SÜREKLİ GÜNCEL KONUSUDUR DİYEBİLİRİZ.

 

LAİK TERİM OLARAK, DİN İLE DÜNYA, ÖZELLİKLE DİN İLE DEVLET İŞLERİNİN AYRILMASI ANLAMINI TAŞIR. FAKAT ATATÜRK LAİKLİĞİNİN DAHA GENİŞ VE KENDİNE ÖZGÜ BİR ANLAMI VARDIR. BUNA GÖRE LAİKLİK; “DİNİ FAALİYETLERİN DEVLET, FİKİR VE EKONOMİK HAYATTAN AYRILARAK ELE ALINMASINI, DEVLETİN DİNİ ESASLARA VE GÜCE DAYANMAMASINI, DÜNYEVİ İŞLERİ VE OTORİTEYİ, DİNİ İŞLER VE OTORİTEDEN AYIRARAK, DİNİN DİĞER DÜNYA KURUMLARINI KONTROL ETMEMESİ VE YALNIZ GERÇEK DİNİ  KONULARLA İLGİLENMESİNİ SAĞLAYAN, DÜNYA SORUNLARINA AKILCI VE BİLİMSEL AÇIDAN BAKMAYI ÖNGEREN, DİNİN HAKKINI DİNE, DEVLETİN HAKKINI DEVLETE VEREN BİR KAVRAMDIR” (9).  YANİ LAİKLİK SADECE, DİN VE DÜNYA İŞLERİNİ AYIRARAK, KİŞİLERE VİCDAN VE İBADET ÖZGÜRLÜĞÜNÜN VERİLMESİ DEĞİL, AYNI ZAMANDA DÜNYA SORUNLARINA BİLİMSEL AÇIDAN BAKMAYI ÖNGEREN BİR HAYAT TARZI, BİR DÜNYA GÖRÜŞÜDÜR.

 

LAİKLİK İLKESİ, TÜRK DEVLETİNİN DİĞER İLKE VE ESASLARINI BÜTÜNLEYEREK GÜÇLENDİRİR. DİNİN, DİNİ OLMAYAN KONULARDAN  AYRILMASINI SAPTAYACAK ESASLARIN UYGULANMASINI GERÇEKLEŞTİREREK, DİNİN ÖZÜNE DÖNMESİNİ BU SURETLE KİŞİLERİN BÜTÜN SADELİĞİ İLE DİNDAR OLMALARINI SAĞLAR. DİĞER BİR İFADE İLE ATATÜRK, AKILCILIĞIN DİNE YANSIMASININ SONUCUNU, LAİKLİKTE GÖRMÜŞTÜR. İNKILABIN TEMELİNDE YATAN AKILCILIK İLKESİ LAİKLİKLE UYGULAMA ALANI BULMUŞTUR (10).

 

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNDE DİN; TOPLUMSAL, SİYASAL, EKONOMİK, EĞİTSEL, SANATSAL KURUM VE KURALLARI BELİRLEYİCİ BİR KONUMDA OLAMAZ. TOPLUMLAR BU ALANLARI BİLİMSEL VERİLERİN YARDIMIYLA, DEMOKRATİK SÜREÇ İÇİNDE VARACAKLARI  DEĞİŞMEYE DE AÇIK UZLAŞMALAR YOLUYLA ÇÖZÜMLEME GEREĞİNE İNANMAKTADIRLAR. HERHANGİ BİR DİNİN BU ALANLARI DÜZENLEYEN DEĞİŞMEZ, KUTSALLIK NİTELİĞİNİ TAŞIYAN HÜKÜMLERİ ÇEVRESİNDE İLERLEME DE, TOPLUMSAL UYUŞMA, TOPLUMSAL BİRLİK VE DAYANIŞMA DA TOPLUMSAL BARIŞ TA SAĞLANAMAZ. DİNLERİN TOPLUMLARI YÖNETTİKLERİ DÖNEMDE BİLE BİRÇOK MEZHEPLERE BÖLÜNMÜŞ OLMALARI BOŞUNA DEĞİLDİR. ÜSTELİK YENİ VE YAKIN ÇAĞLARDA  YAŞAMIN BİLİMSEL OLARAK BİLİNEBİLİR ALANLARI DURMADAN GENİŞLEMİŞTİR. BU ALANLARDA ÖZGÜR TARTIŞMAYA VE ARAŞTIRMA VERİLERİNE DAYALI ÇÖZÜMLER, ÖNERİLER ÇOĞUNLUK KARARINA DÖNÜŞTÜRÜLEREK TOPLUMSAL DAYANIŞMA İÇİNDE UYGULAMAYA GEÇİRİLEBİLİR. BU OLANAK ORTAYA ÇIKTIKTAN SONRA KİMSE NE TÜRLÜSÜ OLDUĞU KESTİRİLEMEYEN (“İMAN İLE PARANIN KİMDE OLDUĞU BİLİNMEZ” SÖZÜ BİNLERCE YILLIKTIR) DİNİ İNANÇLARIN ZORLAMASIYLA DÜZEN KURMADA DİRENMEK TOPLUMA UYUM DEĞİL, UYUMSUZLUK, DAYANIŞMA DEĞİL ÇÖZÜLME, BARIŞ DEĞİL KAVGA GETİRİR (11).

 

            PROF.DR.TURHAN FEYZİOĞLU’NA GÖRE: ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNDE LAİKLİK, SADECE DİN VE DEVLET İŞLERİNİN AYRILMASINDAN İBARET BİR DEVLET YÖNETİMİ PRENSİBİ DEĞİL,AYNI ZAMANDA BİR HAYAT TARZI, DÜNYA VE TOPLUM SORUNLARINA AKILCI VE BİLİMCİ BİR BAKIŞ AÇISIDIR. BUNDAN DOLAYIDIR Kİ LAİKLİK, TÜRKİYE’NİN ÇAĞDAŞLAŞMASI TEMEL HEDEFİNDEN AYRILMAZ VE ONUN ZORUNLU BİR PARÇASINI OLUŞTURUR (12).

 

ATATÜRK’ÜN LAİKLİK ANLAYIŞI BAZI KİŞİLERİN İDDİA ETTİKLERİ GİBİ DİNE KARŞI DEĞİL, DİNİN SÖMÜRÜLMESİNE, DİNDEN ÇIKAR SAĞLANMASINA KARŞIDIR. “LAİKLİK ASLA DİNSİZLİK OLMADIĞI GİBİ SAHTE DİNDARLIK VE BÜYÜCÜLÜKLE MÜCADELE KAPISINI AÇTIĞI İÇİN GERÇEK DİNDARLIĞIN GELİŞMESİ İMKANINI TEMİN ETMİŞTİR. LAİKLİĞİ DİNSİZLİKLE KARIŞTIRMAK İSTEYENLER, İLERLEME VE CANLILIĞIN DÜŞMANLARI İLE GÖZLERİNDEN PERDE KALKMAMIŞ DOĞU KAVİMLERİNİN FANATİKLERİNDEN BAŞKA KİMSE OLAMAZ” (13).

 

ATATÜRK, LAİKLİĞİN DİNSİZLİK OLMADIĞINI ŞU ŞEKİLDE AÇIKLAMAKTADIR. “DİN BİR VİCDAN MESELESİDİR. HERKES VİCDANININ EMRİNE UYMAKTA SERBESTTİR. BİZ DİNE SAYGI GÖSTERİRİZ. DÜŞÜNCE VE TEFEKKÜRE (DÜŞÜNCELERİ DERİNLEŞTİRME) MUHALİF DEĞİLİZ. BİZ SADECE DİN  İŞLERİNİ, MİLLET VE DEVLET İŞLERİYLE KARIŞTIRMAMAYA ÇALIŞIYOR, KASDE VE FİİLE DAYANAN TAASSUPKAR  (GERİCİ)  HAREKETLERDEN SAKINIYORUZ. MÜRTECİLERE (GERİCİLERE) ASLA FIRSAT VERMEYECEĞİZ” (14).

 

ATATÜRK LAİKLİĞİ, DİNE AKILCI YOLDAN YAKLAŞIR. BÖYLECE İNSAN AKLININ SORACAĞI SORULARA YİNE İNSAN AKLININ  BULACAĞI CEVAPLARI BENİMSER. BÖYLE BİR YAKLAŞIM DİNDE TAASSUBU VE HURAFELERİ ÖNLER.  KENDİ DİNLERİNDEN BAŞKA DİNLERE, İNANANLARA VEYA İNANMAYANLARA KARŞI, İNSANLARDA HOŞ GÖRÜYÜ GELİŞTİRİR.

 

BU AÇIKLAMALARDAN ORTAYA ÇIKAN GERÇEK ŞUDUR Kİ, ATATÜRKÇÜLÜKTE İFADE EDİLEN LAİKLİĞİ DİNSİZLİK MANASINDA ANLAMAK ÇOK YANLIŞTIR. ATATÜRKÇÜLÜKTE LAİKLİK, DİNİN HAKKINI DİNE, DEVLETİN HAKKINI DEVLETE VEREREK, DİN İLE DEVLETİ BİRBİRİNDEN AYIRIP, DEVLET İŞLERİNDE AKLIN GÖSTERDİĞİ YOLDAN YÜRÜMEYİ GERÇEKLEŞTİRİR (15).

 

SAMİMİ DİNDAR KİŞİ İLE, ÇIKARCI YOBAZ FARKINI GAYET İYİ DEĞERLENDİREN ATATÜRK, LAİKLİKLE DİNİN, DİN DUYGUSU İLE İNANÇ VE İBADET ALANININ ASLA ZEDELENMEYECEĞİ, TERSİNE MANEVİ BAKIMDAN İÇTENLİKLE YÜCELİK KAZANACAĞINI İYİ BİLİYORDU. BUNDAN DOLAYIDIR Kİ ATATÜRK, PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BİR İÇERİĞİ OLAN LAİKLİĞİ AÇIKLARKEN BU NOKTAYI ŞU SÖZLERİYLE TİTİZLİKLE BELİRTİYORDU. “LAİKLİK PRENSİBİNDE İSRAR EDİYORUZ. ÇÜNKÜ MİLLİ İRADENİN, İNSANLIĞA MAL OLMUŞ DEĞERLERİN, BELKİ DE EN KUTSALI OLAN DİN HÜRRİYETİ,ANCAK LAİKLİK PRENSİBİNE BAĞLANMAKLA KORUNABİLİR”.

 

LAİKLİK, SİYASAL OLDUĞU KADAR, KÜLTÜREL YAŞANTIYA DA YÖN VEREN BİR ROLE SAHİPTİR. ULU ÖNDER ATATÜRK’ÜN  ÖNDERLİĞİNİ YAPTIĞI BU BAŞARILI GİRİŞİM İLE TÜRK MİLLETİ KİŞİ VE TOPLUM BAKIMINDAN AÇIK VE AYDINLIK BİR DÜZEYE ÇIKARILMIŞTIR. BÖYLECE TÜRKİYE’DE, CUMHURİYET REJİMİNİ NİTELEYEREK ONDAN AYRILMAZ BİR BÜTÜNLÜK GÖSTEREN BU İNKILAP İLKESİ, DİĞER İNKILAPLARIN HEM TABANI HEM DE GARANTİSİ OLMUŞTUR. LAİKLİĞE BU BAKIMDAN, CUMHURİYETİMİZİN EN ÖNEMLİ TARİHİ OLGUSUDUR DİYEBİLİRİZ. ÇÜNKÜ BU BAŞARILI GİRİŞİM İLE, TEOKRATİK VE ÇÖKMÜŞ BİR ORTAÇAĞ İMPARATORLUĞU YERİNE, ÇAĞDAŞ BİR DEVLETİN DOĞUŞU, DİNİ BİR EĞİTİM YERİNE, VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ KAVRAMI GETİREN ZİHNİYETİN KANUNLARLA PERÇİNLEŞMESİ MÜMKÜN OLABİLMİŞTİR. YANSIZ VE TARAFSIZ OLARAK TÜM BU BELGELER ARASINDA BİZ ATATÜRK’ÜN DİN VE DİNE İLİŞKİN YAPTIĞI KONUŞMALARI BİRARAYA GETİRDİĞİMİZDE AÇIKÇA ŞUNU GÖRMEKTEYİZ. ATATÜRK’ÜN BİR YURT SORUNU OLARAK EN ÇOK ÜZERİNDE DURDUĞU VE AÇIKLAMALARDA BULUNDUĞU ALAN, DİN VE LAİKLİK ALANIDIR. BUNUN GERÇEK NEDENLERİNİ DE BİZZAT KENDİ SÖZLERİNDE BULMAKTAYIZ.

 

DÜŞÜNCE VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ DEMEK OLAN LAİKLİK İLKESİ, ATATÜRK’ÜN DÜNYA GÖRÜŞÜNÜN KİLİT ÖNEMİNDEKİ ÖGESİ, BÜTÜNÜYLE ATATÜRK İNKILAPLARININ GENEL KARAKTERİNİ BELİRLEYEN ÖZELLİĞİDİR.

 

ATATÜRK, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ ÇAĞDAŞ TEMELLER ÜZERİNE KURARKEN, TÜRK TOPLUMUNU, ÜMMET ÇAĞI TUTUM VE ANLAYIŞLARINDAN, ÖZGÜR DÜŞÜNCE VE İNANCA SAHİP BİR TÜRK MİLLETİ OLMANIN BİLİNCİNE KAVUŞTURMAK İSTEMİŞTİR. BUNUN TEK YOLU DA LAİKLİĞİ UYGULAMAK VE UYGULATMAKTIR. BÖYLECE ATATÜRK’ÜN LAİKLİĞE VERDİĞİ ÖNEM, BU İLKENİN TÜM İNKILAPÇI DÜŞÜNCENİN TEMELİ DURUMUNDA OLUŞUNDADIR (16).

 

C) LAİKLİĞİN AMACI VE SAĞLADIĞI FAYDALAR :

 

1)  AMACI :

 

LAİK DEVLETTE DEVLETİN DİNİ OLMAZ. ÇÜNKÜ HUKUK DEVLETİ FİKRİ İLE, MEVCUT DİNLERDEN BİRİNİN ÜSTÜN TUTULMASI FİKRİNİ BAĞDAŞTIRMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR. DEVLETİN DİNİ, AYRI DİNLERE MENSUP VEYA İNANMAYAN VATANDAŞLARIN KAMU ÖNÜNDE EŞİTLİĞİNE AYKIRI DÜŞER. LAİK DEVLETTE DİN HÜRRİYETİNİN DOĞAL SONUCU OLARAK, BÜTÜN DİNLER KAMU DÜZENİNE AYKIRI DÜŞMEDİKÇE TANINIR. LAİKLİĞİ KABUL EDERKEN ONU YENİ BİR DÜNYA MEZHEBİ DURUMUNA DA SOKMAMAK GEREKİR.

 

ATATÜRK TÜRK İNKILABINI LAİK VE ÇAĞDAŞ TEMELLER ÜZERİNE OTURTMAYI AMAÇLAMIŞTIR. ÇÜNKÜ TÜRK TOPLUMU ÇAĞDAŞ UYGARLIĞA ULAŞMAK İÇİN  ATILIMLAR YAPABİLMEK ZORUNDADIR. BU NEDENLE LAİKLİĞİ TEMEL İLKELER ARASINA ÖZENLE OTURTMUŞTUR. BUNDAN DOLAYI ONUN İNKILAP HAREKETLERİNDEN BİRÇOKLARI LAİK BİR TOPLUM OLUŞTURMA İSTEĞİNDEN KAYNAKLANMAKTADIR (17)  BUNDAN BAŞKA LAİKLİK İLKESİ, BİRÇOK İNKILAP HAREKETLERİNİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİNE İMKAN SAĞLAMIŞTIR. ÇÜNKÜ LAİKLİĞİN DÜŞÜNCE VE TUTUMDA YERLEŞMESİ HEM İLERİCİLİK, HEMDE DEMOKRATİK YAŞAM FELSEFESİNE UYGUNDUR. KAYNAĞINI HAYAT ANLAYIŞINDAN ALAN GERÇEKÇİLİK VE AKILCILIK, ARAŞTIRMA, DENEME VE İYİYİ BULMA ZİHNİYETİNE DE YARDIMCIDIR.

 

ATATÜRK’ÜN LAİKLİK İLKESİNDE, BİRKAÇ YÖNLÜ AMAÇLARIN VARLIĞI GÖRÜLÜR. BUNLARI ÖZLÜ YÖNLERİYLE BELİRTMEK GEREKİRSE, DEVLET YÖNETİMİNDE DİNİN VESAYETİNİN AYRILMASI, BİREYLERE DİN-VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SAĞLANMASI VE İNKILAP İÇİN GEREKLİ OLAN VE TOPLUMU OLUŞTURAN BİREYLERDE AKILCI VE GERÇEKCİ BİR DÜŞÜNÜŞÜN YERLEŞTİRİLMESİDİR. BİR BAŞKA DEYİŞLE GÜNÜMÜZDE NİÇİN LAİKLİK SORUSUNA ÜÇ YÖNLÜ CEVAP VERİLMEKTEDİR. BUNLAR; (18)

 

1.  ÇAĞDAŞLAŞMAK İÇİN LAİKLİK

2.  MİLLİLEŞMEK İÇİN LAİKLİK

3.  DEMOKRATİKLEŞMEK İÇİN LAİKLİKTİR.

        

MEDENİLEŞMEK İÇİN LAİKLİK :

 

MEDENİLEŞMEK (ÇAĞDAŞLAŞMAK) İÇİN NİÇİN LAİKLİĞE GEREK DUYULDUĞUNU YUKARIDA ELE ALMAYA ÇALIŞTIK. KISACA ÖZETLERSEK; TÜRK İNKILABI’NIN TEMEL AMAÇLARINDAN BİRİ OLAN TÜRK MİLLETİNİ ÇAĞDAŞ MEDENİYETE ORTAK EDEBİLMEK İÇİN,  İSLAM MEDENİYETİNİN GETİRMİŞ OLDUĞU BAĞLARI ÇÖZMEK GEREKLİDİR. ÇÜNKÜ BAZI DAR YORUMCULAR, BUNU KÖTÜYE KULLANARAK DEVLETİN GELİŞMESİNİ ÖNLEMEYE ÇALIŞMAKTADIR. İŞTE BU BAĞLARI ÇÖZMENİN YOLU LAİKLİKTEN GEÇER. BATI MEDENİYETİNİ DİĞER MEDENİYETLERDEN AYIRAN TEMEL ÖZELLİKLER BU MEDENİYETİN RUH HÜRRİYETİNE DAYANMASIDIR.

 

MİLLİLEŞMEK İÇİN LAİKLİK :

 

İMPARATORLUKLAR GENELLİKLE BİRDEN FAZLA MİLLETTEN OLUŞAN KOZMOPOLİT DEVLETLER OLDUĞU İÇİN MİLLİYETÇİLİKTEN PEK FAZLA SÖZ EDİLEMEZ. OSMANLILAR DA BİR İMPARATORLUK OLUP, ÇOK MİLLETTEN OLUŞTUĞUNDAN ONLARDA DA MİLLİYETÇİLİK ZAMANLA ÖNEMİNİ YİTİRMİŞTİR. HATTA 8.YY.’DA ORHUN ANITLARINDA ÇİN EMPERYALİZMİNE KARŞI ÇOK BELİRGİN BİR HAL ALAN TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ, İSLAM DÜNYASINDA YOĞUNLUĞUNU BÜYÜK ÖLÇÜDE KAYBETMİŞTİR (19)

 

ORHUN ANITLARINDAN ANLADIĞIMIZ KADARIYLA TÜRKLER’DE 8.YY’DA SİYASİ İÇERİKTE OLAN BU MİLLİYETÇİLİK, AVRUPA’DA ANCAK 1789 FRANSIZ  İHTİLALİNDEN SONRA BİR İDEOLOJİ OLARAK ORTAYA  ATILMIŞTIR. 1789 FRANSIZ İHTİLALİNİN GETİRDİĞİ FİKİRLER OSMANLI İMPARATORLUĞUNU ETKİLEYİP AZINLIKLAR BAĞIMSIZLIKLARINI İLAN ETMEYE BAŞLAYINCA, İLK ÖNCELERİ MİLLİYETÇİLİK FİKRİNE İLGİ GÖSTERMEYİP “OSMANCILIK” VE “İSLAMCILIK” FİKRİNİ SAVUNARAK DEVLETİ AYAKTA TUTMAYA ÇALIŞAN TÜRKLER (ÖZELLİKLE JÖN TÜRKLER) BUNDA BAŞARI SAĞLAYAMAYINCA TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ GÖRÜŞÜNE SARILMIŞLARDIR.

                                                                 

MİLLİYETÇİLİĞİN ÖNEMİNİ KAVRAMAK İÇİN, TÜRK MİLLETİNİN İSLAM MEDENİYETİNE GİRDİKTEN SONRA NE GİBİ DEĞİŞMELERE UĞRADIĞINA BAKMAKTA FAYDA VARDIR. BU KONUDA F.KÖPRÜLÜ “DAHA İSLAMİYETTEN ÖNCE YAZILARI VE YAZILI EDEBİYATLARI OLAN TÜRKLERİN MÜSLÜMAN OLDUKTAN SONRA, YENİ DİNİN TESİRİYLE MAZİLERİNİ UNUTMALARI ÇOK DİKKATE DEĞER BİR HADİSEDİR. TÜRKLER’DEKİ YÜKSEK SINIFIN YENİ BİR YABANCI MİLLİYETLE TEMAS EDER ETMEZ DERHAL ONUN CAZİBESİNE KAPILARAK, MİLLİ KIYMETLERİNİ KÜÇÜMSEMESİ VE GEÇMİŞİ İLE ALAKASINI KESMESİ, KÜLTÜR TARİHİMİZDE DAİMA TESADÜF EDİLEN MARAZİ BİR OLAYDIR” (20) DEMEKTEDİR.

 

ÖRNEĞİN, İSLAM DÜNYASINDA TOPLUMLARIN BİRBİRİNE YAKINLIĞINI VEYA UZAKLIĞINI, IRK, DİL, KÜLTÜR GİBİ DEĞERLERDEN DAHA ÇOK DİN VE MEZHEP ORTAKLIĞI TAYİN ETTİĞİNDEN, OSMANLI VE İRAN TOPLUMLARI MEZHEPLERİ FARKLI OLDUĞU İÇİN DAİMA BİRBİRLERİNE YABANCI OLARAK BAKARKEN, ARNAVUT, BOŞNAK, POMAK GİBİ BALKANLARDA MÜSLÜMANLAŞMIŞ GRUPLAR  OSMANLI’YA DAHA YAKIN OLMUŞ, HATTA BUNLARDAN BAZILARI AYNI DİLİ KONUŞAN HIRİSTİYAN SOYDAŞLARININ EGEMENLİĞİNİ KABUL ETMEYEREK, TÜRKİYE’YE GÖÇ ETMİŞLERDİR (21).

 

GÖRÜLÜYORKİ BİZ İMPARATORLUKTAN MİLLİ DEVLETE GEÇERKEN AYNI ZAMANDA LAİK DÜZENE GEÇMEMİZ KAÇINILMAZ BİR GERÇEKTİR. (ZORUNLULUKTUR). OYSA AVRUPA’DA LAİKLİK ORTAYA ÇIKARKEN MİLLİ DEVLETLER KURULMUŞTUR. ANADOLU GİBİ, ÇOK ÇEŞİTLİ DİN VE MEZHEPLERE SAHNE OLMUŞ BİR BÖLGE DE YAŞAYAN MİLLİ BİR DEVLETİ AYAKTA TUTMAK İÇİN LAİK DÜZEN ÇOK DAHA GEREKLİDİR. ÇÜNKÜ MİLLİ DEVLETİ AYAKTA TUTMANIN EN KOLAY YOLU, MİLLİ BİRLİĞİ SAĞLAMAKTIR. MİLLİ BİRLİĞİ SAĞLAMAK İÇİN DE LAİK DÜZENE GEÇMEK ŞARTTIR.

 

DEMOKRATİKLEŞMEK İÇİN LAİKLİK :

 

LAİKLİK, LİBERAL DEMOKRASİNİN GELİŞMESİNDE ÖNEMLİ ROL OYNAMIŞTIR. ÇÜNKÜ; DEVLET OTORİTESİNİN SINIRLANDIRILMASI FİKRİNİN GELİŞMESİNDE, SİYASİ KUDRETİN DİNİ KUDRETTEN AYRILMASI BİR UNSUR OLMUŞTUR. OYSA LAİK OLMAYAN DEVLET DÜZENİNDE, DEVLET DİN ARACILIĞI İLE, KİŞİLERİN ÖZEL HAYATLARINA GEREĞİNDEN FAZLA MÜDAHALE ETME HAKKINA SAHİPTİR. DİN VE DEVLET AYRILIĞI BERABERİNDE BİRÇOK HAK VE HÜRRİYETLERİ DE GETİRMİŞTİR. BUNUN İÇİN LAİKLİK, DEMOKRATİK DÜZENE GEÇERKEN GERÇEKLEŞTİRİLMESİ GEREKEN ÖNEMLİ ŞARTLARDAN BİRİSİDİR.

 

AYRICA DEMOKRASİNİN TEMEL PRENSİPLERİNDEN OLAN HÜRRİYET VE EŞİTLİK ANCAK LAİK BİR DÜZEN İÇİNDE  BİR ANLAM İFADE EDER. BU PRENSİPLERDEN, “HÜRRİYETİN HERŞEYDEN ÇOK İNSANIN YARATICI TARAFINA DESTEK OLDUĞU DÜŞÜNÜLÜRSE, MEDENİYET VE ÖZELLİKLE BATI MEDENİYETİ İÇİNDEKİ HAYATİ DEĞERİ BÜSBÜTÜN BELİRİR.  HÜRRİYET, DİNİ VE LADİNİ HER ÇEŞİT DOĞMANIN BASKISINDAN KURTULMAKTIR (22).  BU DURUMDA DİN HÜRRİYETİ DEMOKRASİNİN TEMEL İLKELERİNDEN OLAN HÜRRİYETİN İÇİNDE ERİMEKTEDİR. BÖYLECE DİN DE HÜRRİYET VE EŞİTLİK, İNSANIN TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİ ARASINDA YER ALMIŞTIR.  DEMORAKRATİK  YÖNETİMİ BENİMSEME, ZORUNLU OLARAK BERABERİNDE LAİKLİĞİDE GETİRMEKTEDİR. BUNDAN DOLAYI LAİKLİK VE MİLLİLEŞME BİR ARADA GELİŞMEYE BAŞLADIĞI GİBİ, DEMOKRATİKLEŞME VE LAİKLİK DE BİR ARADA GELİŞMEYE BAŞLAMIŞTIR.

 

2)  LAİKLİĞİN SAĞLADIĞI FAYDALAR :

 

LAİKLİĞİN SAĞLADIĞI FAYDALARA GEÇMEDEN ÖNCE, LAİK BİR DEVLETTE BULUNAN EVRENSEL ÜÇ NİTELİK AÇISINDAN, ATATÜRK LAİKLİĞİNE BAKTIĞIMIZDA KARŞIMIZA ŞÖYLE BİR DURUM ÇIKMAKTADIR. HER YÖNÜYLE LAİK OLAN BİR DEVLETTE ŞU ÜÇ NİTELİK BULUNMAKTADIR.

 

- DİNİ HÜRRİYET

- DİNİ EŞİTLİK

- DİN VE DEVLET AYRILIĞI

  

ATATÜRK’ÜN LAİKLİĞİ BU ÜÇ NİTELİĞİ KAPSADIĞI GİBİ, TÜRK TOPLUMUNUN SOSYAL YAPISI DA DİKKATE ALINARAK BAZI YENİLİKLERİ DE İÇERMEKTEDİR. ANCAK BAZI BİLİM ADAMLARI DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ DEVLET KURUMU OLMASINDAN DOLAYI, TÜRKİYE’DE BATI TARZINDA TAM BİR LAİKLİĞİN UYGULANAMADIĞINI ŞÖYLEMEKTEDİRLER. OYSA BİR ÜLKENİN TARİHİ, SİYASİ VE SOSYAL ŞARTLARI, ÜLKEDE YAYGIN OLAN DİNİN ÖZELLİKLERİ, O ÜLKE İÇİN GEREKLİ VE GEÇERLİ OLAN LAİKLİK ANLAYIŞI VE UYGULANIŞINI GENİŞ ÖLÇÜDE ETKİLEMEKTEDİR (23).

 

LAİKLİK HER NE KADAR DİN VE DEVLET İŞLERİNİN BİRBİRİNDEN AYRILMASI DEMEK İSE DE, LAİKLİĞİN KORUNMASI İÇİN DEVLET, DİN İŞLERİNE MÜDAHALE ETMET ZORUNDADIR (TÜRKİYE’DE DİN İŞLERİ BİR KAMU HİZMETİ SAYILMIŞ VE DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI DEVLET KURUMLARI ARASINDA YER ALMIŞTIR).  ÇÜNKÜ; FARKLI İNANÇTAKİ KİŞİLERİN BİRBİRLERİNİN İNANÇLARINA SALDIRMALARINI ÖNLEMEKLE GÖREVLİDİR (24). BİRDE DEVLETİN LAİK YAPISINA YÖNELİK DİNİ DAVRANIŞLARA İMKAN VERMEMEK AMACIYLA DEVLET İSTER İSTEMEZ DİN İŞLERİNE KARIŞMAKTADIR. ÇÜNKÜ TÜRKİYE, DİNİ SİYASETE KARIŞTIRAN DEVLET SİSTEMİNİN IZDIRAPLARINI HER MEMLEKETTEN DAHA ÇOK ÇEKTİĞİNDEN, DİN İŞLERİ VE KURUMLARI  CUMHURİYET REJİMİNDE TAMAMEN BAŞI BOŞ BIRAKILMAYIP, MEVZUATI VE TEŞKİLATI İLE KONTROL ALTINDA TUTULMAK İSTENMİŞTİR.

 

ACABA TÜRKİYE’DE DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI NİÇİN DEVLET TEŞKİLATI İÇİNDE YER ALMIŞTIR? YUKARIDAKİ AÇIKLAMALARI ELE ALARAK BUNUN NEDENLERİNİ ŞU ŞEKİLDE SIRALAYABİLİRİZ.

 

1) İSLAM DİNİNİN KENDİ MAHİYETİNDEN DOLAYI; İSLAM DİNİ, AYNI ZAMANDA İSLAM DEVLETİ OLARAK GELİŞTİĞİNDEN, YANİ DİN HAZIR BİR DEVLETE GELMEYİP, BİR DEVLETİN KURULMASINI SAĞLADIĞINDAN VE KURUMSAL BİR DİN OLMAYIP, DEVLETTEN AYRI BİR TEŞKİLATI BULUNMADIĞINDAN VE BU ŞEKİLDE SÜRE GELDİĞİNDEN DOLAYI.

 

2)  DİĞER BİR NEDEN, TÜRKİYE’NİN TARİHİ, SOSYAL VE KÜLTÜREL ŞARTLARININ, DEVLETTEN BAĞIMSIZ DİNİ KURULUŞLARIN  KURULMASINA UYGUN OLMAMASIDIR. BU DURUMDA TÜRK LAİKLİĞİNDE DİN VE DEVLET AYRILIĞI ÇOK ÖZEL BİR ANLAM TAŞIMAKTADIR. O DA ŞUDUR: DİN, DEVLET İŞLERİNDEN TAMAMEN ELİNİ ÇEKMİŞ, FAKAT DEVLET DİN İŞLERİNDEN ELİNİ ÇEKMEYİP, ONUN KÖTÜYE KULLANILMASINI, ÇIKAR UNSURU OLMASINI KORUMAYA ÇALIŞMAKTADIR. YANİ ÇİFT TARAFLI BİR DİN DEVLET AYRILIĞI DEĞİL, TEK TARAFLI BİR DİN DEVLET AYRILIĞI VARDIR.

 

3)  TÜRK LAİKLİĞİNDE DEVLETİN DİNE MÜDAHALE ETMESİNİN ÖNEMLİ BİR NEDENİ DE, TÜRKİYE’DE OSMANLILAR DÖNEMİNDEN BU YANA, YENİLİKLERİN YÜRÜTÜLMESİ İŞİNİ DEVLETİN YÜKLENMİŞ OLMASIDIR. BU YENİLİKLERİN BAŞINDA ÇAĞDAŞ UYGARLIĞA GEÇİŞ GELİR. CUMHURİYET DEVRİNDE DE TÜRK İNKILABI AYNI ŞEKİLDE DEVLET TARAFINDAN YÜRÜTÜLMEKTEDİR. BUNUN EN ÖNEMLİ NEDENİ İSE TOPLUMUN DÜŞÜNCE YAPISININ HENÜZ BU DEĞİŞİKLİKLERİ KOLAYCA BENİMSEME SEVİYESİNDE OLMAMASIDIR. DİNİ CEMİYETLER ELLERİNE FIRSAT GEÇİRDİKLERİ ANDA KENDİ ASLİ GÖREVLERİNİ BIRAKIP, DEVLETİN DÜZENİYLE UĞRAŞMAYA BAŞLARLAR. BUNUN EN GÜZEL ÖRNEĞİNİ TEKKE VE ZAVİYELER VERMİŞTİR.

 

BURAYA KADAR YAPILAN AÇIKLAMALARI ŞÖYLE ÖZETLEYEBİLİRİZ: LAİKLİĞE AYKIRI DAVRANIŞLARI KOLAYLIKLA DENETİM ALTINA ALMA İHTİYACI, DEVLETİN DİNE MÜDAHALE ETMESİNİ GEREKLİ KILMIŞTIR.

 

TÜRKİYE’DE SİYASİ, SOSYAL, HUKUKİ VE EKONOMİK ZORUNLULUĞUN BİR SONUCU OLARAK DOĞAN VE TÜRK  TOPLUMU İÇİN BİR YASAM SORUNU  OLARAK DÜŞÜNÜLEN ATATÜRK’ÜN LAİKLİK İLKESİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE YERLEŞMESİYLE BİRLİKTE; İNKILAPLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ GERÇEKLEŞTİRİLİP DAHA SAĞLAM OLARAK TOPLUMUMUZA YERLEŞMİŞ BAŞTA MİLLİYETÇİLİK OLMAK ÜZERE TÜM İLKELERİ GÜVENCE ALTINA ALINMIŞ, TÜRKİYE’DE AKILCI VE BİLİMSEL YÖNTEMLER GELİŞİP, DİN VE MEZHEP HERKESİN VİCDANINA BIRAKILARAK AYRICALIKLAR ORTADAN KALDIRILMIŞ, ORTAÇAĞ İMPARATORLUĞU YERİNE ÇAĞDAŞ BİR DEVLETİN DOĞUŞU SAĞLANMIŞ, SKOLASTİK BİR EĞİTİM YERİNE AKILCI, BİLİM VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜNE DAYALI BİR ZİHNİYETİN SAĞLANMASI MÜMKÜN OLMUŞ, MİLLİ EGEMENLİK GERÇEKLEŞMİŞ, MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK DAHA SAĞLAM TEMELLERE OTURTULMUŞ, KADIN ERKEK ARASINDA EŞİTLİK SAĞLANIP, SINIF FARKI KALDIRILARAK, DİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI ENGELLENMİŞ VE ÇAĞDAŞ UYGARLIK SEVİYESİNİN ÜZERİNE ÇIKMANIN YOLLARI AÇILMIŞTIR (25).

 

DÜŞÜNCE VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ DEMEK OLAN LAİKLİK İLKESİ, ATATÜRK’ÜN DÜNYA GÖRÜŞÜNÜN, KİLİT ÖNEMİNDEKİ ÖGESİ, BÜTÜNÜYLE ATATÜRK İNKILAPLARININ GENEL KAREKTERİNİ BELİRLEYEN ÖZELLİĞİDİR. BİLİM  VE SANATIN GELİŞMESİ, BİLİMSEL DÜŞÜNÜŞÜN TOPLUMUN YÖNETİMİNE EGEMEN KILINMASI, KADIN HAKLARININ TANINIP GERÇEKLEŞTİRİLMESİ ANCAK LAİK BİR ORTAMDA SAĞLANABİLİR.  KUTSAL SAYILAN KONULARDA İNANÇ VE DÜŞÜNCE FARKLILIKLARININ, DÜNYA İŞLERİNDE DAYANIŞMA VE İŞBİRLİĞİNİ ENGELLEMEMESİ ORTAMI DEMEK OLAN LAİKLİĞİN BU NİTELİĞİ İLE, DEMOKRATİK BİR TOPLUMSAL VE SİYASAL DÜZENİN DE VAZGEÇİLMEZ GEREĞİ OLDUĞU AÇIKTIR.

 

TÜRK İNKILABININ BİR TEMEL PRENSİBİ OLARAK LAİKLİĞİ DEĞERLENDİREN PROF.DR.SUAT SİNANOĞLU, GÖRÜŞÜNÜ ŞÖYLE İFADE ETMEKTEDİR.

 

“LAİK DÜŞÜNCENİN IŞIĞINDA ATATÜRK İNKILABI, DOGMATİK DEĞERLER SİSTEMİNİN REDDİ VE AKILCI, İNSANCI BİR TEMELE DAYANAN YENİ DEĞERLER SİSTEMİNİN KABULÜ OLARAK GÖRÜNMEKTEDİR. BU YORUMA GÖRE ATATÜRK İNKILABI, ÖLÇÜLMEZ BİR DEĞERDİR. YERYÜZÜNDE VUKU BULAN İHTİLALLERİN EN ŞUMULLUSÜ, EN RADİKALİ VE EN HAYRET VERİCİSİDİR. ATATÜRK, GELMİŞ GEÇMİŞ DEHALAR ARASINDA EN KUDRETLİSİ, ESERİ ESERLERİN EN MUAZZAMIDIR”.

 

 

SONUÇ :

 

DİN VE DEVLET İŞLERİNİN BİRBİRİNDEN AYRILARAK KİŞİLERE VİCDAN VE İBADET ÖZGÜRLÜĞÜNÜN GETİRİLMESİNİN YANI SIRA, DÜNYA SORUNLARINADA BİLİMSEL VE AKILCI AÇIDAN BAKMAYI ÖN GÖREN BİR HAYAT TARZI, BİR DÜNYA GÖRÜŞÜDÜR ŞEKLİNDE AÇIKLAYABİLECEĞİMİZ BU ÇOK YÖNLÜ ATATÜRK’ÜN LAİKLİK İLKESİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE EN ÇOK TARTIŞILAN FAKAT AZ ANLAŞILAN İLKE OLDUĞUNDAN, GÜNÜMÜZDE DE GÜNCELLİĞİNİ KORUMAKTADIR. LAİKLİĞİN ANAYASAYA GİRMESİNDEN BU YANA 63 YIL, LAİK EĞİTİMİN UYGULANMAYA BAŞLANMASINDAN BU YANA 76 YIL GEÇMESİNE RAĞMEN BU GÜN HALA BU KONULARDA AZ DA OLSA ÇELİŞKİLİ GÖRÜŞLER VARDIR.

 

GÜNÜMÜZDE, ATATÜRK İLKELERİNİN VE LAİKLİK HAREKETİNİN; DİNİ ORTADAN KALDIRMAK, DİN VE VİCDAN HÜRRİYETLERİNİ YOK ETMEK İÇİN YAPILDIĞINI İLERİ SÜRENLER VARDIR. ANCAK YAPILAN YENİLİK VE UYGULAMALARA, (ÖRNEK: DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ KURULUP, DEVLET BÜNYESİ İÇİNDE YER VERİLMESİ) ATATÜRK’ÜN DİN KONUSUNDAKİ DÜŞÜNCELERİNE BAKTIĞIMIZDA (“DİN GEREKLİ BİR KURUMDUR. DİNSİZ MİLLETLERİN DEVAMINA İMKAN YOKTUR. ANCAK DİN ALLAH İLE KUL ARASINDAKİ BAĞDIR...  DİN BİR VİCDAN İŞİDİR. HERKES VİCDANININ EMRİNE UYMAKTA SERBESTTİR”.  “TÜRK MİLLETİ DAHA DİNDAR OLMALIDIR. YANİ BÜTÜN SADELİĞİ İLE DİNDAR OLMALIDIR DEMEK İSTİYORUM. DİNİMİZE, BİZZAT GERÇEĞE NASIL İNANIYORSAM ÖYLE İNANIYORUM”) BU YENİLİKLERİN DİNE KARŞI DEĞİL, CEHALETE VE DİN ADINA İLERİ SÜRÜLEN SAFSATALARA, DİNLE HİÇBİR İLGİSİ OLMAYAN  HURAFELERE VE DİNİ SİYASİ AMAÇLARA ALET EDEREK EGEMENLİK SÜRDÜRMEK İSTEYENLERE KARŞI YAPILMIŞ OLDUĞUNU, AMACININ DA; HER YÖNDEN GERİ KALMIŞ OLAN TÜRK TOPLUMUNU TAASSUPTAN UZAKLAŞTIRARAK, GELİŞME YOLLARI AÇMAK OLDUĞUNU GÖRÜRÜZ. BU TÜR KİŞİLERİN KİMLER OLDUĞUNU VE NEDEN BÖYLE DAVRANDIKLARINI ATATÜRK ŞÖYLE DİLE GETİRMİŞTİR:  “....LAİKLİĞİ DİNSİZLİKLE KARIŞTIRMAK İSTEYENLER, İLERLEMENİN DÜŞMANLARI İLE GÖZLERİNDEN PERDE KALKMAMIŞ DOĞU KAVİMLERİNİN FANATİKLERİNDEN BAŞKA KİMSE OLAMAZ...”.

 

ATATÜRK’ÜN LAİKLİĞE YÖNELMESİNİN TEMEL AMACI; TÜRK MİLLETİNİ GERİ BIRAKAN İNANÇLAR KARMAŞASINA SON VERMEK, ÇAĞDAŞ UYGARLIK DÜZEYİNE ÇIKMAK İÇİN YAPILAN ÇALIŞMALARIN ENGELLENMESİNE MANİ OLMAK VE TÜM KURUMLARDA BİLİMSEL TEKNOLOJİYİ KULLANARAK, TÜRK TOPLUMUNU SÜREKLİ MODERNLEŞTİRMEKTİR.

 

ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARININ HEM TABANI, HEMDE GARANTİSİ OLAN LAİKLİK İLKESİNİN, BAZILARI TARAFINDAN TAM ANLAŞILMAYARAK SÜREKLİ TARTIŞMA KONUSU OLMASININ SEBEBİ; DOGMATİK BİR LAİKLİK KAVRAMINA KÖRÜ KÖRÜNE BAĞLI KALINMASI, ŞARTLARA VE KİŞİLERE GÖRE FARKLI YORUMLAMALAR GETİRİLEREK ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA HAREKET EDİLMESİ, EĞİTİM SEVİYESİNİN DÜŞÜKLÜĞÜ... VB. GİBİ OLAYLARA DAYANIR.

 

ÖNEMLİ BİR NOKTADA; ATATÜRK ÖNDERLİĞİNDE, ÖZELLİKLE LAİK DEVLET DÜZENİNİN KURULMASIYLA BAŞLAYAN TÜRK ÇAĞDAŞLAŞMASININ SADECE TÜRKİYE İÇİN DEĞİL, BAĞIMSIZ OLMAK VE BAĞIMSIZ KALMAK İSTEYEN, ÇAĞDAŞ MEDENİYETİ BENİMSEMENİN BİR ÖLÜM KALIM MESELESİ OLDUĞUNU İDRAK ETMİŞ BÜTÜN MİLLETLER İÇİN, HER BAKIMDAN PAHA BİÇİLMEZ BİR IŞIKLI YOL, EVRENSEL BİR DEĞER NİTELİĞİ TAŞIMASIDIR. BU ÖZELLİĞİ İLE TÜRK ÇAĞDAŞLAŞMASI, İRAN’DA, AFGANİSTAN’DA, IRAK’DA, ENDONEZYA’DA, MISIR’DA, TUNUS’DA... YAPILAN REFORMLARIN ESİN KAYNAĞI OLMUŞTUR (26).

 

SONUÇ OLARAK DİYEBİLİRİZ Kİ; BUGÜN LAİKLİĞE KARŞI ÇIKANLAR TAVİZ BULURSA, YARIN ATATÜRK’ÜN DİĞER İLKE VE İNKILAPLARINI YANLIŞ DEĞERLENDİRİP, TÜRK TOPLUMUNU GEÇMİŞE, GERİYE GÖTÜRMEYE ÇALIŞIRLAR. ATATÜRK CUMHURİYETİNİ EN İYİ KAREKTERİZE EDECEK NİTELİK, ONUN LAİK NİTELİĞİDİR. LAİKLİK GERÇEKLEŞMEZ, DEVAMLI VE TİTİZ BİR SAYGI GÖRMEZSE, KEMALİST İNKILABIN HEDEFİ OLAN; DEMOKRATİK VE BAĞIMSIZ CUMHURİYETİN VARLIĞI TEHLİKEYE DÜŞECEĞİ GİBİ, BİR DİĞER HEDEF OLAN TÜRK TOPLUMUNU ÇAĞDAŞLAŞTIRMA ÇABASI DA İFLASA UĞRAR VE TOPLUMUMUZU YENİDEN ORTAÇAĞIN KARANLIĞINA GÖMÜLÜR (27). BİZE DÜŞEN GÖREV; DIŞTAKİ VE İÇTEKİ LAİK VE DEMOKRATİK  CUMHURİYET DÜŞMANLARINA ARADIKLARI FIRSATI VERMEMEK İÇİN, ATATÜRK’ÜN DÜŞÜNCE SİSTEMİNİ İYİ BİLİP KAVRAYARAK, TOPLUMUMUZDA İKİLİĞE YOL AÇMAMAK, ÖZELLİKLE ATATÜRK’ÜN LAİKLİK İLKESİYLE İSLAMİYETE  EN BÜYÜK HİZMETİ YAPMIŞ OLDUĞUNU ANLATARAK, İÇ VE DIŞ DÜŞMANLARIN ATATÜRK’Ü DİNSİZLİKLE SUÇLAYIP, CUMHURİYETE VE ATATÜRK’E KARŞI OLAN KIŞKIRTILMALARINI ETKİSİZ HALE GETİRMEK VE ATATÜRK’ÜN BİZLERE EMANET ETTİĞİ LAİK  CUMHURİYETİ, ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ İÇİNDE KORUYUP, SONSUZA KADAR YAŞATMAK İÇİN SÜREKLİ UYANIK BULUNMAKTIR.

                                                                                                                                                       

 

 

 

 

DİP NOTLAR

 

 

 

(1)  NEDA ARMANER,  “ATATÜRK DİN  VE LAİKLİK”  ATATÜRKÇÜLÜK II.KİTAP

                                     GEN.KUR.BASIMEVİ, ANKARA 1983, SAYFA 322

 

(2) ALİ FUAT BAŞGİL, DİN VE LAİKLİK, YAĞMUR YAYINEVİ,İSTANBUL  1962.

 

(3) SUAT SİNANOĞLU,  LAİKLİK KELİMESİNİN ETYMONU VE ANLAMLARI, TÜRK DEVRİM    

                                OCAKLARI,İSTANBUL 1954

 

(4) TURHAN FEVZİOĞLU,  TÜRK İNKILABININ TEMEL TAŞI : LAİKLİK, GÜR MATBAASI,

                                    İSTANBUL 1981.

 

(5) BÜLENT DAVER,  TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE LAİKLİK, SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ

                          YAYINLARI,ANKARA 1955.

 

(6) TURHAN FEVZİOĞLU,  “TÜRK İNKILABININ TEMEL TAŞI : LAİKLİK” ATATÜRK YOLU,   

                                          ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ YAYINI, T.T.K. BASIMEVİ,

                                          ANKARA 1987, S.173

     

(7) BÜLENT NURİ ESEN,  TÜRK ANAYASA HUKUKU , ANKARA 1968, I.FASİKÜL, S. 78-80.

 

(8)     T.C.1961 ANAYASASI , M. 19-1982 ANAYASASI  M.24.   

            

(9)  (9)  MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, SÖYLEV VE DEMEÇLER, C.I, TÜRK İNKILAP TARİHİ

                                                  ENSTİTÜSÜ YAY. 1945, S.38

(10)     T.C.1961 ANAYASASI, M.19-1982 ANAYASASI M.24, FIKRA 5.

 

(11)      T.C. 1982 ANAYASASI, M.10, FIKRA 1.

 

(12)      BAHİR MAZHAR ERÜRETEN, KEMALİZM (ÇAĞDAŞ DEVLET – ÇAĞDAŞ TOPLUM)

                                                    İST. 1998, S.135-137

 

(13)      T.C. 1982 ANAYASASI  M.136

 

(14)      ATATÜRKÇÜLÜK III.KİTAP, GEN.KUR.BASIMEVİ, ANK.1983, S.45

       ATATÜRK  İLKELERİ VE İNK.TARİHİ II,YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU YAY.NO:5, ANK.  

       1986, S.78

 

(15)  AHMET MUMCU,  ATATÜRKÇÜLÜKTE TEMEL İLKELER, İST.1981, S.136

 

(16)  ÖZER OZANKAYA, TÜRKİYE’DE LAİKLİK (ATATÜRK DEVRİMLERİNİN TEMELİ), CEM

                                       YAYINEVİ, İST.1990, S.168-169.

 

(17)  ATATÜRK  İLKELERİ   VE   İNKILAP   TARİHİ   II,  YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU YAY.NO: 5  

         S.78

 

(18) SADİ BORAK, ATATÜRK VE DİN, İSTANBUL 1962, S.4

 

(19) MAHMUT ESAT, BOZKURT, YAKINLARINDAN HATIRALAR 1955, S.103

        A. AFET İNAN, MEDENİ BİLGİLER VE MUSTAFA KEMAL’İN  EL YAZILARI   ANK.1969

 

(20)     İSMET ZEKİ EYÜBOĞLU, ATATÜRK DEVRİMLERİ IŞIĞINDA LAİKLİK, SAY YAY. ANK.     

                                                1994, S.

(21)     NEDA ARMANER, A.G.M. S.333

 

(22)     MUZAFFER ERENDİL, İLGİNÇ OLAYLAR VE ANEKTODLARLA ATATÜRK, GEN. KUR.  

                                         BASIMEVİ, ANK.1988, S.284-285

 

(23)     ERSOY TAŞDEMİRCİ, “ATATÜRK DEVRİNDE LAİKLİK” D.T.C.F. ATATÜRK’ÜN 100.  

                                           DOĞUM YILINA ARMAĞAN DERGİSİ, ANK.1981, S.166

 

(24)     EKREM ÜÇYİĞİT, DİN VE BİZ, ANKARA 1968, S.196

 

(25)     FUAT KÖPRÜLÜ, İSLAM MEDENİYETİ TARİHİ, İSTANBUL 1940, S.226

 

(26)     ERSOY TAŞDEMİRCİ, A.G.M. S.166

 

(27)     EKREM ÜÇYİĞİT, A.G.E. S.84

 

(28)     TURHAN FEYZİOĞLU, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN TEMEL İLKELERİNDEN LAİKLİK  

                                           (PANEL) ATATÜRK KÜLTÜR DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU

                                           ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ, ATATÜRKÇÜLÜK DİZİSİ: 4,

                                           S.5

 

(29)     BAHİR MAZHAR ERÜRETEN, A.G.E., S.135-137

 

(29)     ÇETİN ÖZEK, TÜRKİYE’DE LAİKLİK, İST. 1962, S.142

 

(30)     ABDURRAHMAN ÇAYCI, “ATATÜRK VE ÇAĞDAŞLAŞMA”, ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE,  

                                            ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ YAYINI, T.T.K. BASIMEVİ,

                                            ANK. 1992, S.656.

 

(31)     İSMET GİRİTLİ, GÜNÜMÜZDE ATATÜRKÇÜLÜK, DER YAY. İST. 1991, S.145-156

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

 

ARMANER, DOÇ.DR.NEDA :  “ATATÜRK DİN  VE LAİKLİK”  ATATÜRKÇÜLÜK II.KİTAP                                 

                   GEN. KUR. BASIMEVİ, ANKARA 1983,

 

ATATÜRK  İLKELERİ VE İNK.TARİHİ II,YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU YAY.NO:5, ANK. 1986,  (KOLLEKTİF ESER)

 

ATATÜRK, MUSTAFA KEMAL : SÖYLEV VE DEMEÇLER, TÜRK İNKILAP TARİHİ ENSTİTÜSÜ  

                   YAY. 1945,

 

ATATÜRKÇÜLÜK I-II-III. KİTAPLAR, GEN.KUR.BASIMEVİ, ANKARA 1983,

 

BAŞGİL, ALİ FUAT :  DİN VE LAİKLİK, YAĞMUR YAYINEVİ, İSTANBUL  1962.

 

BORAK, SADİ :  ATATÜRK VE DİN, İSTANBUL 1962,

 

BOZKURT, MAHMUT ESAT :  YAKINLARINDAN HATIRALAR, İSTANBUL 1955,

 

ÇAYCI, PROF. DR.ABDURRAHMAN : “ATATÜRK VE ÇAĞDAŞLAŞMA”, ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE,

            ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ YAYINI, T.T.K. BASIMEVİ, ANK. 1992,

 

DAVER, PROF.DR. BÜLENT :  TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE LAİKLİK, SİYASAL BİLGİLER

              FAKÜLTESİ   YAYINLARI, ANKARA 1955.

 

ERENDİL, MUZAFFER :  İLGİNÇ OLAYLAR VE ANEKTODLARLA ATATÜRK, GEN.KUR.BASIMEVİ,

                 ANK.1988,

 

ERÜRETEN, BAHİR MAZHAR : KEMALİZM (ÇAĞDAŞ DEVLET – ÇAĞDAŞ TOPLUM)        

                      İST.1998,

 

ESEN, BÜLENT NURİ  :TÜRK ANAYASA HUKUKU, I.FASİKÜL, ANKARA 1968,  

 

EYÜPOĞLU, İSMET ZEKİ : ATATÜRK DEVRİMLERİ IŞIĞINDA LAİKLİK, SAY YAYINLARI,

                      ANK. 1994,

 

FEVZİOĞLU, TURHAN :   TÜRK İNKILABININ TEMEL TAŞI : LAİKLİK, GÜR MATBAASI,                                     

                       İSTANBUL 1981.

           -TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN TEMEL İLKELERİNDEN LAİKLİK (PANEL), ATATÜRK KÜLTÜR DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ, ATATÜRKÇÜLÜK DİZİSİ: 4,

 

GİRİTLİ, PROF.DR. İSMET :  GÜNÜMÜZDE ATATÜRKÇÜLÜK, DER YAYINLARI. İST. 1991,

 

İNAN, AYŞE AFET :  MEDENİ BİLGİLER VE MUSTAFA KEMAL’İN  EL YAZILARI   ANK.1969

                              - M.KEMAL ATATÜRK’TEN YAZDIKLARIM, M.E.BASIMEVİ, İST. 1971

 

KÖPRÜLÜ, PROF.DR. FUAT  : İSLAM MEDENİYETİ TARİHİ, İSTANBUL 1940,

 

MUMCU, PROF.DR. AHMET : ATATÜRKÇÜLÜKTE TEMEL İLKELER, İST.1981,

 

OZANKAYA, PROF.DR. ÖZER : TÜRKİYE’DE LAİKLİK (ATATÜRK DEVRİMLERİNİN TEMELİ),      

                     CEM YAYINEVİ, İST.1990,

 

ÖZEK, ÇETİN : TÜRKİYE’DE LAİKLİK, İST. 1962,

                        - TÜRKİYE’DE GERİCİ AKIMLAR VE NURCULUĞUN İÇ YÜZÜ, VARLIK YAYINLARI SAYI: 1059, İSTANBUL 1964

 

ÖZTÜRK, KAZIM : GEREKÇELİ ANAYASA, BİLGİ YAYINEVİ, ANKARA 1971

 

SİNANOĞLU, SUAT :  LAİKLİK KELİMESİNİN ETYMONU VE ANLAMLARI, TÜRK DEVRİM                                    

                       OCAKLARI, İSTANBUL 1954

 

SOYSAL, MÜMTAZ : 100 SORUDA ANAYASANIN ANLAMI, GERÇEK YAYINEVİ, ANKARA

                1993

 

TAŞDEMİRCİ, ERSOY :  “ATATÜRK DEVRİNDE LAİKLİK” D.T.C.F. ATATÜRK’ÜN 100.

                        DOĞUM YILINA ARMAĞAN DERGİSİ, A.Ü. DTCF YAYINLARI NO:323,

                        A.Ü. BASIMEVİ, ANKARA 1981

 

ÜÇYİĞİT, EKREM : DİN VE BİZ, ANKARA 1968

 

 

 

ANA SAYFA